Anlatılan sadece Milliyet Sanat’ın değil Türk sanatının da hikâyesidir

Seray Şahinler – Türk basın tarihinin mihenk taşlarından Milliyet Gazetesi’nin seyrine 1972 yılında ortak oldu Milliyet Sanat… Kültür ve sanata kıymet veren, kendisi de üretken bir sanat insanı olan Abdi İpekçi’nin vizyonuyla doğup büyüyen Milliyet Sanat’ın ilk sayısı 29 Eylül’de yayımlandı. Türkiye’nin en önemli yazar, çizer ve şairleri Milliyet Sanat’ın sayfalarında buluştu. Aziz Nesin, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat, Sabahattin Kudret Aksal, Suut Kemal Yetkin, Asım Bezirci, Metin And, Attila İlhan, Cemal Süreya, Ferit Edgü akla ilk gelenler…

Sanat güncesi

Derginin her sayfası Türkiye’deki sanat dünyasının bir güncesi adeta. Kâğıt kokusunun hâlâ taptaze olduğu eski nüshalara yaptığımız yolculukta Türkiye’nin ve dünyanın nabzını tutan kritiklere, söyleşilere, soruşturmalara rastlıyoruz. ‘70’ ve ‘80’ler, Cumhuriyet sonrasında edebiyatın ustalarının olduğu kadar bugün usta addettiğimiz birçok ismin ilk gençlik, ilk üretim yılları. Yeni çıkanlar köşesi, özel söyleşiler, yazarların roman taslakları, gündem yaratan soruşturmalar derginin sayfalarında yankılanıyor. 1975’te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü kazanan Füruzan dergiye verdiği röportajda “Türk romanı onurlu bir arayış içinde” diyor. Cemal Süreya doğum ve ölüm yıl dönümlerinde Guillaume Apollainaire ve Paul Valery’yi anıyor. Halikarnas Balıkçı Cevat Şakir Kabaağaçlı, 86 yaşında dört yeni eser hazırladığını duyuruyor.

Kitap müjdeleri

Birçok sayıda karşımıza çıkan “Edebiyatçılarımız neler hazırlıyorlar” başlıklı köşede “İnce Memed”in Farsçaya çevrildiğini, Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar”ı kaleme aldığını görünce heyecanlanmadan edemiyorum… Yine “İnce Memed”in 1987 yılında yayımlanan dördüncü kitabı sayfalarda geniş yer buluyor. ‘90’lı yıllarda kitap fuarlarından öğrenci eylemlerine, Avrupa Birliği’ne girişe kadar pek çok konu dergide gündeme geliyor. 2000’lere geldiğimizde ise 1980’lerin başında ilk yazın heyecanlarını Milliyet Sanat okurlarıyla paylaşan edebiyatçıların bu kez derginin yazarı olduğuna tanık oluyoruz. Milliyet Sanat, 50 yıla ‘hep birlikte güzeliz şiarını’ miras bırakıyor ve içinden umut geçen dergi olma misyonunu sürdürüyor. Ve sürdürecek…

Milliyet Sanat için ne dediler?

Nükhet İpekçi: “Emek verenlerin saygıyla önünde eğiliyorum”

Bir ömrün çeşitli evreleri gibi Milliyet Sanat dergisi de farklı yol arkadaşlarının, farklı mutluluk ve mutsuzlukların, şifaların, yaraların ve çok kıymetli varlıklarının hatırasıyla yolunu sürdürmekte. Başta ilk temeli atan kıymetli ustalar, ilk mimarlar olmak üzere ilk günden bugüne emek verenlerin önünde saygı ve minnetle eğiliyorum.

Fazıl Say: “Aydınlara her zaman destek vermiştir”

Milliyet Sanat’ın Türkiye’nin kültür sanat hayatına çok büyük katkıları olmuştur. Türk aydınlarına her zaman en iyi şekilde destek vermesinin yanı sıra; kültür ve sanatı toplumla buluşturmak için de en doğru hamleleri yapmıştır. Haberciliği ve eleştirel bakışıyla kültür ve sanat hayatı için önemli bir değerdir diye düşünüyorum.

Tuğrul Eryılmaz: “Sanat dergileri yaşamalı” 

Milliyet Sanat gibi bir derginin 50 yıl çıkmış olması bence Türkiye için son derece gurur verici, keyif verici bir durum. Hakikaten kolay değil dünyanın her tarafında bir sanat dergisinin 50 yıl çıkması. Ben kendimi bildim bileli yani ‘70’lerin ortalarından beri hep Milliyet Sanat okumaya çalıştım ve genellikle okudum ve hep memnun kaldım. Ama övünmek gibi olmasın kısa bir süre için bile olsa kendimi Milliyet Sanat’ın başında bulmak, yayın müdürü olarak bulmak beni ayrıca bir gururlandırır. Keşke 50 yıl sonra böyle bir şey daha yapılsa ve Milliyet Sanat 100. yılında dense… Ne kadar keyifli olur. Sanat dergileri yaşamalı.

Murat Daltaban: “İlk 50 yıl için tebriklerimle”

Şöyle bir düşünüyorum, Milliyet Sanat 30 yıldan fazladır hayatımda… 1992’de İBBŞT ile başlayan İstanbul ve tiyatro yolculuğumda, ilk oyunlarımın röportajlarından, 2000’lerde DOT ve tüm oyunlarımızla devam eden bir dolu sohbet, çekimler, buluşmalar… Kimler geldi kimler geçti Milliyet Sanat’tan; birbirinden kıymetli tiyatro eleştirmenleri. Memleketin kültür sanat hayatına baktık, bazen birlikte, bazen farklı pencerelerden. İlk 50 yıl için tebriklerimle!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.